16 Ocak 2008 Çarşamba

istiyorum ki... (2)

nefis metaforlar bulayım. bir bölümünde ne dediğimi sadece ben anlayayım, bir bölümünden çok akıllı reklamlar çıksın.

metaforlarım metamorfoz geçirsin, kelebeklere dönüşsün. insanlar kelebeklerin sadece flifili uçtuğunu düşünmekten vazgeçsinler. bir zamanlar jilet kanatlı kelebeklerden bahsetmiştim. şimdi kim bilir ne oldu onlara.

biraz gaza geleyim. uyumaktan vazgeçeyim. daha çok okuyayım, daha güzel yazayım. az uyku delirtmesin.

rüyalarım ve düşüncelerim uçup gitmesin. geride sadece küçük bir parçalarını bırakmasınlar. ya da ruhlar görülebilir olsun.

tehlikeli bir şeyler olsun. biri elime bir silah tutuştursun. ben silahın barutunu tutuşturayım. bir yanlışlık olsun. kimse ölmesin.

hala canım acıyabiliyor mu acaba?

mesela giden biri olursa affetmeyeyim. geri döndüğünde "siktir git" bile demeyeyim. sadece dönüp gideyim. göt olup kalsın ortada.

moulin rouge o kadar güzel bir film ki. how wonderful life is, now you're in the world. kötü bitiyor olabilir. tamamına bakarsak, o kadar güzel ki. dangalak konusuna rağmen. müzikler, renkler, danslar. tiyatrocu olayım mesela, ilk oyunum bu olsun. son da olabilir. sahnede ölebilirim de. her an, her yerde ölebilirim. hemen, şimdi. fark etmez.

annem dün gece neden beni çok sevdiğini söyledi ki?

sadece bir fantezi olarak ortalıkta dolaşırken ölmek kolay. kanser ölümü de ölüm fikrini de zorlaştırıyor. ölümcül bir hastalığı olanlar intihar etmiyor galiba. ölümcül derecede yaşlı olanlar da. son anlar daha kıymetli olsa gerek. o zaman fark ediyor.

26-27.

nostaljik retikulum oldum. eski mailleri karıştırıyorum. onlar da beni karıştırsalar. harflerin arasına karışsam mesela. sağ elimde 1'leri, sol elimde 0'ları biriktirsem. rengarenk ilüzyonlar yaratsam. kimse bunların 1 ve 0 olduğunu anlamasa.

yatağım beni içine çekse. trainspotting'deki gibi olsa. çok şahane bir spot olsa, parmağımı tam üstüne bassam.

yalan söylüyorum. yazı uzasa da istediğim çok az şey var. çok az.

al, bununla oyna biraz.


by the way, you will be the death of me. muse öyle diyor da, yazayım dedim. time is running out.

bazı şeyler için ne kadar geç. tam da zamanı gelmişken. insanların ortak zamanları olmalı. biri erken, biri geç; olmuyor böyle.

3 yorum:

artun dedi ki...

http://handsomelifeofswing.blogspot.com/2007/10/hayatin-sirri.html

al ne istiyosan burdan bul

İnci Vardar dedi ki...

güzelim biliyorum ben onları. hatta ara sıra yeniden okurum, sevdim çünkü.

ama ben gayet de kendime ait şeyleri bulmak istiyorum. çekmecenin arkasına sıkışanlar, farklı yere koyulduğu için görülmeyenler ve yatağın altına kaçanlar.

artun dedi ki...

en son nereye koyduysan ordadir