16 Ekim 2011 Pazar

niye bu lagaluga anlamıyorum ki.

abicim, bu zamana kadar düşünemediysen sende kabahat. devletin, aldığın maaşın yarısına vergilerle falan el koyuyorsa, sen de bu şekilde haraç kesilmesinden memnun değilsen, hayat asıl sana kolay. şimdilik hava bedava, su bedavaya yakın (bedava olanı kirli, kullanacaksan da dikkatli ol), daha ne istiyon lan it?

sigaraya paso zam yapılıyor zaten, bir süredir beş buçuktan içiyorsun diye rahat olduğunu sanma. içmezsin, olur biter. hem avrupa'da hep öyle. biz de avrupa'nın ahlakını, demokrasisini falan değil ama işimize gelen yönlerini alıyoruz, bence çoşşaane bir şey. bu kadarcık şeyle de kıçı kırık avrupa'ya yüz verdiğimizi sanma sakın. asıl avrupa birliği bize muhtaç ooooluuuum! osuruğumuzla yıkarız lan orayı istesek, mahvederiz! atara atar, gidere gider. bizde böyle!

alkol biraz daha alengirli bir durum. %50'nin başbakanı yine insaflı davranmış, az iç demiş. ama az içmeyi kabul ediyorsan cebinden gerekirse ellerini sokarak alırlar o parayı. sen sen ol, sağlığının kıymetini bil, üzüm ye, elma ye, hopla zıpla işte. azıcık bile içmezsen, azıcık bile vergi alamazlar.

o şahane porsche'n var ya, götüne girsin o senin. ha... yok mu? varsın olmasın. eğer devlete vergi ödemek istemiyorsan, küçük bir araban varsa da binmeyeceksin. biniyorsan da dünyanın en pahalı benzinini kullandığın için şikayet etmeyeceksin. yollar sürekli yapılan düzeltme çalışmaları yüzünden dört mevsim tarla gibiyse, arabanın oynamadık vidası kalmadığı için servis masrafı vergiyi aşıyorsa gıkını çıkarmayacaksın. zaten trafik yapıyorsun .mına koduumun fakiri, araba kullanmak senin neyine? o zammı da porsche'si olan adam düşünecek değil elbet; güpgüzel, zepzengin bir insan o. hem daha üçüncü köprü yapılacak, sus ve ödemeye devam et.

bu zamlarla birlikte yine milletin aklına elektrik ve doğalgaz zamları gelmiş. ayıptır. tek odanın ışığını açın, ailece oturup kaynaşın diye bunlar. tabii televizyon karşısında değil, o da elektrik yer. hem öyle bir arada yaşayınca ısınırsınız da, doğalgaz zammından çok etkilenmezsiniz. hatta iyi çocuklar olursanız bir gün şirinleri bile görebilirsiniz.

cep telefonu faturandaki vergiler bölümünü her gördüğünde kalp krizi geçiresin geliyorsa, kullanma yavrum. hem yüzyüze konuşmak daha samimi. gidin beyoğlu'nda bir kafeye, zıkkımlanın çayınızı, saatlerce konuşun. onlara da yazık hem, sigara yasağı başladığından beri doğru düzgün iş yapamıyorlar. neden? hep sizin gibi pis tiryakiler yüzünden. vefasız ipneler! sigara içilirken iyiydi de şimdi böyle mi oldunuz? hem içmeyin diyorum şu zıkkımı! cari açığımızı sigarayla kapatamazsak, başka bir yol bulunur. ne bileyim, mahmutpaşa'daki dükkanlara değil de harvey nichols'a yüksek vergi koyulur bu kez. yapılır bir şeyler. devlet düşünür onu da, sana ne? bir de üretimle, ihracatla falan mı kapatmayı düşünecekti? git allaasen. beni de burada ekonomiden çok anlarmışım gibi konuşturuyorsun...

şimdilik "alın, verin, ekonomiye can verin" gibi reklamlarla takılabilirsin. araba kullanmazsan, sigara içmezsen, alkol almazsan, telefonla falan konuşmazsan, sonra ne bileyim yaptığın işlerden vergi kaçırırsan, daha az yersen, daha çok çalışıp daha az yaşarsan alışveriş yapmak için elinde gani gani para kalır. harcamaya zaman ya da takat kalmayabilir ama onu da mı devlet düşünecek? hem yaşlandığında gerekir onlar, biriktir sen. çünkü devlet sana üç kuruş emekli maaşının yanı sıra ancak kolayca ölmemeni sağlayacak kadar sağlık hizmeti verecek ya... sonra sen bundan korktuğun için onun bunun çocuğu özel sigorta şirketlerine yıllardır prim yatırıyor olacaksın ya... sonra hastalandığında falan o sigorta şirketleri ödeme yapmamak için bin takla atacak ve bir açık bulup ödemeyecekler ya... hah, işte o zaman şimdi biriktirdiğin parayı kullanacaksın. akıllı olacaksın yani. aferin.

öyle her güzel icraatta lagaluga yapıyorsunuz ya, yanlışlardasınız annem. %50'nin başbakanı milletin tasvip etmediği hiçbir politikayla ilerlemiyor bir kere. millete ne zaman sorduklarını bilmiyorum ama sormuşlardır mutlaka. en azından %50'ye sorulmuştur, onların başbakanı ne de olsa. halkın geri kalanı seçim dönemleri ve vergi alımları dışında türkiye'den sayılmadığı için bize sorulmasını beklemiyoruz herhalde.

bak güzelim, bu ülke artık liderliğe oynuyor, tüm dünyada söz sahibiyiz, ekonomimiz ışık hızıyla büyüyor. dün 70 cent'e muhtaçtık, bugün 300 milyon dolar bağış toplayabiliyoruz. tabii bu size yansımıyor olabilir. bir avrupa'ya falan gittiğinizde (az biraz paranız varsa gidebiliyorsunuz, cazcuz yapacağınıza turları takip edin. fakirseniz de en azından alamancı olma şansınız hala var.) sizin hala medeniyetten nasibinizi almadığınızı düşünüyor olabilirler. hatta dünya meseleleriyle biraz daha ilgili olanlar türkiye'nin demokratik bir ülke olmadığını biliyor, "sizin işiniz de zor kardeş" muhabbeti yapıyor olabilirler. gösterin liderliğinizi abi, tutan mı var? avrupalı dediğin tırsaktır, devlet adamlarından belli. iki atar yaptın mı susar, anca gazetelerine falan yazıp millete şikayet ederler seni. o kadarı da olacak.

bu kadar konuştum ama aradığın tüm cevaplar bu haberde var. okumakla kalma, sakla bu haberi. birkaç yıl sonra, cüccük kadar demokrasinin yerini türkiye'nin dünya liderliğine depar atması aldığında bakarsın, "en çok palazlandığı dönem bu sanıyorduk, dahası varmış" dersin tamam mı annem? yorumlara da bakarsın hem, "%99'u müslüman olan bir ülkede alkol tüketimini bitirmek şart" diyen zihniyete de bir küfür sallarsın istersen.

ben de bu arada elimden böyle gerzek yazılar yazmak dışında bir şey gelmediği için bir sigara daha yakarım.